Size Özel Keşif Yerleri
İlgi alanlarınıza göre kişiselleştirilmiş Ankara rotanız.
İskender Paşa Camii
Kızılcahamam’a 18 km, Kızılcahamam- Çerkeş karayoluna 2 km uzaklıkta ve Sey Deresi Vadisi’nde bulunan bir Roma hamamı harabesi üzerine yaptırılan Sey Kaplıcası’nda Eski Roma hamamına ait yapı izleri hâlâ alanda görülür. Şeyh Hasan, sahip olduğu mülkleri bu Kaplıca’nın bakımı için vakfeder ve gelenlere hizmet etmek için bir zaviye inşa eder. İskender Paşa Camii, Şeyh Hasan’ın yaptırdığı zaviyenin ve Sey Kaplıcası’nın bitişiğindedir. Roma Dönemi’ne ait kilise binasının yapı malzemelerinden İskender Bey tarafından yaptırılmıştır. Cem Sultan’a karşı Ankara Kalesi’ni savunan İskender Bey’e, Sey Kaplıcası vakıf mülk olarak ihsan edilmiştir.
Kızılcahamam
İğmir Mağaraları
Kızılcahamam’a 25 km, Pazar kasabasına 4 km mesafede olan İğmir köyünde yerleşme ve sığınma amaçlı yapılmış çok sayıda mağara bulunmaktadır. İğmir köyü girişinde ve içinde bulunan uzun ve dar tünelleri olan mağaralar hakkında henüz araştırma yapılmamıştır.
Kızılcahamam
Roma Hamamı Açık Hava Müzesi ve Ören Yeri
Roma Hamamı, Ulus Meydanı’ndan Yıldırım Beyazıt Meydanı’na uzanan Çankırı Caddesi üzerinde konumlanmaktadır. Bölge günümüzde, “ören yeri ve açık hava müzesi” niteliğiyle ziyaret edilebilen, Ankara’nın en önemli Roma dönemi arkeolojik alanlarından biri olarak korunmaktadır. Hamam, spor salonu (palaestra/gymnasium) ve hamam yapısı olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Spor salonu, dört yanı revaklarla (sütunlu galerilerle) çevrili, kareye yakın planlı geniş ve anıtsal bir alandan meydana gelmektedir. Soğukluk (frigidarium), ılıklık (tepidarium) ve sıcaklık (caldarium) bölümleri, spor salonuna tek bir kütle hâlinde bütüncül bir bağlantıyla bağlanmıştır. Yapı kompleksi; avlular, ocak ve ısıtma sisteminin merkezi olan külhan (hypocaust/külhan), su depoları, servis alanları ve işlik birimleriyle birlikte planlanarak anıtsal bir kamu yapısı bütününe dönüştürülmüştür. Hamamın günümüze ulaşan ve ziyaretçiler tarafından görülebilen başlıca kalıntıları, alttaki ısıtma katları (hypocaust sistemi) ve servis bölümleridir. Kazılarda ele geçirilen sikkeler, Farsça dâhil farklı dillerdeki yazıt parçaları, kabartmalar ve Korint başlıkları gibi mimari buluntular, hamamın İmparator Caracalla döneminde (MS 211–217) inşa edildiğini göstermektedir. Ayrıca hamamın Bizans İmparatorluğu çağında onarım görerek kullanılmaya devam ettiği de arkeolojik verilerle doğrulanmıştır. 2020 sonrası yapılan koruma ve kısmi restorasyon çalışmaları sayesinde alan, ziyaretçiler için daha güvenli ve okunabilir bir ören yeri deneyimi sunar hâle getirilmiştir. Hamamın spor salonu bölümünde ise Roma devri Ankarası’ndan (Ancyra) toplanmış yazıtların sergilendiği, epigrafik açıdan zengin bir açık hava koleksiyonu günümüzde de görülebilmektedir. Alan, Ulus aksı üzerindeki kültür rotalarının odak noktalarından biridir ve yaya dolaşımına entegre edilmiş durumdadır.
Altındağ
Da Vinci Çocuk Müzesi
Da Vinci Çocuk Müzesi, çocuklara yönelik bilimsel, sanatsal ve kültürel faaliyetlerle onların sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlamaktadır. Müze bünyesinde sanat atölyesi, tasarım atölyesi, mimarlık atölyesi, sergi salonu, çocuk tiyatrosu ve antropoloji galerisi yer almaktadır. Antropoloji galerisinde Kızılderililer, eski Türkler ve Eskimolar temaları işlenmekte; günlük yaşam ve beşerî faaliyetlerde kullanılan objeler sergilenmektedir.
Mamak
Develioğlu Köprüsü
Kızılırmak üzerinde ve Kalecik-Kırıkkale Karayolu yakınında bulunan Develioğlu Köprüsü, Anadolu Selçuklu Dönemi’nde inşa edilmiş ve 19. yüzyılda onarım görmüştür. Yedi kemerli olan taş köprü yaya ve araç trafiğine açıktır.
Kalecik
Ankara Vakıf Eserleri Müzesi
Bina, I. Ulusal Mimarlık Dönemi (1908- 1930) olarak adlandırılan ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını kapsayan dönem içinde, 1927 yılında inşa edilmiştir. 1928-1941 yılları arasında hukuk mektebi olarak kullanılmış ve 7 Mayıs 2007 tarihinde Ankara Vakıf Eserleri Müzesi olarak açılmıştır. Halı, kilim, ahşap, maden, el yazmaları, çini ve deri eserlerin sergilendiği müzede; 13. ve 14. yüzyıllardan kalma ahşap eserler ile 16. yüzyıla ait el yazmaları, çiniler ve halılar gibi nadide parçalar yer almaktadır. Ayrıca, kültürel faaliyetlerde kullanılmak üzere hem geleneksel hem de modern süreli sergilerin düzenlendiği “Çok Amaçlı Sergi Salonu” da müze bünyesinde bulunmaktadır
Altındağ
Ted Ankara Koleji Vakfı Müzesi
TED Ankara Koleji, köklü tarihinin yanı sıra Türk eğitim tarihine de ışık tutmaktadır. Müzesinde çeşitli temalardaki galerilerde; okul etkinliklerine, öğretmen ve öğrencilere ait fotoğraflar, tarihî objeler ve dokümanlar sergilenmektedir. Ayrıca, bir Rus bestecisi tarafından Mustafa Kemal Paşa için bestelenen Zafer Marşı’nın özgün nota örneği de koleksiyonda bulunmaktadır
Gölbaşı
Zafer Anıtı
Yenişehir’de Atatürk Bulvarı üzerinde yer alan anıt, 1927 yılında İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica tarafından yapılmıştır. Atatürk’ün ayakta ve kılıcına dayanmış hâlde üniformalı, tunçtan yapılmış heykelinin kaidesinde kabartma hâlinde zafer çelenkleri yer almaktadır.
Çankaya
Rahmi M. Koç Müzesi
Rahmi M. Koç Müzesi, Ankara’nın ilk sanayi müzesidir ve iki ana bölümden oluşmaktadır. Çengelhan ve Safranhan. Bu hanlar, Ankara Kalesi’nin Hisar Kapısı’nın karşısında, eski Atpazarı bölgesinde, bedestenlere yakın bir konumda yer almaktadır. Dönemin en büyük dört hanından biri olan Çengelhan, çok sayıda oda ve “develik” bölümüyle hizmet vermiştir. Safranhan ise 1511 yılında yapılmış olup, tipik bir Anadolu kervansarayı olarak kullanılmıştır. Ankara’da sof ticaretinin sona ermesinin ardından önemini yitiren Safranhan, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında cezaevi olarak kullanılmıştır. Müze, toplam 32 odada; denizcilikten karayolu taşımacılığına, havacılıktan tıbba kadar birçok sanayi kolunun geçmişini yansıtan 4.000’den fazla nesne ile ziyaretçilerini karşılamaktadır. Sergilenen nesneler, küçük modellerden buhar motorlarına ve klasik otomobillere kadar geniş bir çeşitlilik göstermektedir.
Altındağ
Tarım Müzesi
Geçmişten günümüze uzanan geleneksel tarım aletlerini konu alan ve kültürel mirasımızı yaşatmak amacıyla kurulan Tarım Müzesinin koleksiyonunda; kara sabanlar, kağnılar, el değirmenleri, körükler, düven tahtaları ve tırmık gibi birçok geleneksel tarım aleti sergilenmektedir. Müze, köy yaşamını deneyimlemiş olanlar için nostaljik bir yolculuk, genç kuşaklar için ise öğretici bir deneyim sunmaktadır.
Çamlıdere
Ağsar Kalesi
Ağsar Kalesi, Alicin Manastırı ile dik açı çizecek şekilde Çeltikçi, Kurumcu ve Çamlıdere Barajı arasında sarp bir mevkide yer almaktadır. Baraj ağzı ile Kısıkkaya arasındaki derenin güney yamacında yaklaşık 300 metre yükseklikte bir kayalığın zirvesinde bulunan Kale’nin hangi döneme ait olduğu bilinmemektedir. Duvar işçiliğindeki estetiğin Frig Dönemi işçiliğine benzediği değerlendirilmektedir. Ağsar Kalesi’nin yakınlarındaki başka bir zirvenin yamacında dört duvardan ibaret bir yapı daha bulunmaktadır. Müslüman yapısı olduğu söylenen bu alanın mandıra olarak kullanıldığı, başka bir tahmine göre de Osmanlı Dönemi’nde yol güvenliği için inşa edilmiş bir derbent olabileceği söylenmektedir.
Kızılcahamam
Ortabereket Höyüğü
Höyük, Ortabereket köyünün kuzeydoğusunda bulunan köy önü mevkiinde, 100 m çapında, 15 m yüksekliğindedir. Doğusundan merkeze doğru define arama amacıyla 1974 yılında açılan geniş yarma, höyüğü oldukça tahrip etmiştir. Kesitlerde yer alan mimari kalıntılar, seramik parçaları, slexten çekirdek ve bız nedeniyle Neolitik’ten Eski Tunç Çağı’na değin yoğun yerleşim gördüğü anlaşılmıştır.
Ayaş