Size Özel Keşif Yerleri

İlgi alanlarınıza göre kişiselleştirilmiş Ankara rotanız.

Tarih & Müzeler

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, At Pazarı olarak bilinen semtte, Ankara Kalesi’nin güneydoğu dış duvarı yakınında yer alan ve yeni işlev kazandırılarak düzenlenmiş iki Osmanlı yapısından oluşmaktadır. Mahmut Paşa Bedesteni’nin Fatih Sultan Mehmed Dönemi baş vezirlerinden Mahmut Paşa tarafından 1464-1471 yılları arasında yapıldığı tahmin edilmektedir. Kurşunlu Han ise Fatih Sultan Mehmed Dönemi baş vezirlerinden Mehmet Paşa’nın İstanbul’un Üsküdar ilçesindeki imaretine vakıf olarak yaptırılmıştır. 1881 yılındaki yangından sonra terk edilen her iki yapı daha sonra Atatürk’ün isteği ile Anadolu’dan toplanan eserleri sergilemek amacıyla uzun yıllar süren yenileme çalışmaları sonucunda 1921 yılında müzeye dönüştürülmüştür. Bugün, özgün koleksiyonlarıyla dünyanın önde gelen müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesinde Paleolitik Çağ’dan Osmanlı Dönemi’ne kadar uzanan eserler, kronolojik bir düzen içinde sergilenmektedir. Anadolu Medeniyetleri Müzesi 19 Nisan 1997 tarihinde İsviçre’nin Lozan kentinde 68 müze arasından birinci seçilerek “Yılın Müzesi” ünvanını elde etmiştir.

location_on

Altındağ

Tarih & Müzeler

Ankara Augustus Tapınağı

"Roma Dönemi’nin en önemli yapılarından biri olan Augustus-Roma Tapınağı, Galatia eyaletinin İmparator Augustus (M.Ö.27-M.S.14) tarafından Roma İmparatorluğu’na katılmasından sonra, yeni eyalet merkezi olan Ankyra’da (Ankara) İmparator Augustus ve kentin yerel tanrıçası Roma’ya ithaf edilerek inşa edilmiştir. Tapınak, 6. yüzyıl başlarında Bizanslılar tarafından kiliseye çevrilmiştir. 1427-1428 yıllarında ise Hacı Bayram Veli Camii, tapınağın kuzeybatı köşesine bağlantılı olarak inşa edilmiştir. Zaman içerisinde değişikliklere uğrayan Cami ve hemen yanı başında bulunan türbe hâlen başkentin en önemli ibadet yerlerinden biridir. 1834 yılında cellanın (Naos: Halkın ibadet ettiği kısım) kuzeybatı duvarının büyük bir bölümü tahrip edilmiş olmasına karşın, pronaos, büyük kapı, cella ile tapınak günümüze kadar büyük oranda korunabilmiştir. Roma İmparatoru Augustus’un (M.Ö. 27-M.S. 14) ölümünden sonra “Res Gestae Divi Augusti” (Tanrılaşmış Augustus’un Yaptığı İşler) yazıtı Ankara Augustus-Roma Tapınağı’nın duvarlarına iki dilde ve kırmızı boyalı olarak yazılmıştır. Tarihçi ve dil bilimci T. Mommsen yazıtı “Yazıtlar Kraliçesi” olarak adlandırmıştır."

location_on

Altındağ

Tarih & Müzeler

15 Temmuz Demokrasi Müzesi

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde yaşananları anlatmak amacıyla, 15 Temmuz 2021’de açılan 15 Temmuz Demokrasi Müzesi, Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi karşısında yer almaktadır. Müze, her biri farklı temaya sahip sekiz salondan oluşmaktadır: “Türkiye’de ve Dünyada Darbeler”, “Bir Mermi Tehdidi”, “Karanlığa Atılmak”, “En Uzun Gece”, “İz Bırakanlar”, “Sela”, “Şehitlere Saygı” ve “Demokrasi Nöbetleri”. İlk bölümde, Türkiye ve dünyadaki darbeler yazılı ve görsel içeriklerle anlatılmaktadır. Diğer salonlarda darbe süreci videolarla canlandırılmakta; darbe girişimi sırasında yaşamını yitirenlerin hikâyeleri, biyografileri ve fotoğrafları yer almaktadır.

location_on

Yenimahalle

Tarih & Müzeler

MTA Şehit Cuma Dağ Tabiat Tarihi Müzesi

Türkiye’nin ilk ve en büyük tabiat tarihi müzesi olma özelliğini taşıyan Maden Tetkik ve Arama Tabiat Tarihi Müzesi, 7 Şubat 1968 tarihinde MTA Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulmuştur. Müze, kurumun arazi çalışmalarında toplanan örneklerin sergilenmesi ve korunması amacıyla açılmıştır. Günümüzde yerleşke içerisinde inşa edilen yeni binasında hizmet vermeye devam eden müzede; Türkiye’nin ve dünyanın farklı bölgelerinden toplanmış çok sayıda fosil, kayaç, mineral ve maden örneği sergilenmektedir.

location_on

Çankaya

Tarih & Müzeler

Gordion Müzesi ve Ören Yeri

"1963’te küçük bir köyde kurulan Gordion Müzesi, bugün modern depo, laboratuvar ve sergi alanlarıyla Türkiye’nin öne çıkan arkeoloji müzelerinden biridir. Polatlı ve çevresinden çıkarılan eserlerin kronolojik bir düzenle sergilendiği müze, 2000 yılında Avrupa’da Yılın Müzesi Ödülünde finale kalmıştır. Müzede Eski Tunç Çağı’ndan Erken Frig dönemine uzanan çanak çömlekler, demir aletler ve kabartmalı taşlar görülebilir. Müzenin hemen yanında yer alan Gordion Antik Kenti, Hititlerden Friglere, Perslerden Romalılara kadar pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış köklü bir yerleşimdir. Bölgenin en dikkat çekici yapılarından biri, 300 metre çapı ve 55 metre yüksekliğiyle Anadolu’nun en büyük tümülüslerinden sayılan, Kral Midas’a atfedilen Midas Tümülüsüdür. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 2023’te alınan alanda kazılar devam etmekte olup, 2024 yılında T26 Tümülüsünde keşfedilen 88 eser Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde koruma altındadır. Gordion; tarih, arkeoloji ve antik uygarlıkların izini sürmek isteyenler için benzersiz bir keşif noktasıdır."

location_on

Polatlı

Tarih & Müzeler

Anıtkabir

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 tarihinde vefat etmiştir. Naaşı, 19 Kasım 1938’de Dolmabahçe Sarayından alınarak top arabasıyla Sarayburnu’na götürülmüş, buradan zafer torpidosu ile Yavuz Zırhlısı’na, ardından İzmit’e, oradan da Beyaz Tren ile Ankara’ya nakledilmiştir. Ankara Garına ulaştırılan naaş, bugün Anıtkabir’in Barış Kulesinde sergilenen top arabasıyla II. Türkiye Büyük Millet Meclisi önüne, ardından devlet töreniyle Etnografya Müzesine taşınmış ve 21 Kasım 1938 tarihinde geçici kabre defnedilmiştir. Atatürk’ün naaşı burada 15 yıl boyunca kalmış, bu süreçte Rasattepe’de inşa edilen Anıtkabir’in tamamlanmasının ardından 10 Kasım 1953’te ebedî istirahatgâhına nakledilmiştir. Anıtkabir, Anıt Bloğu ve Barış Parkı olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Tandoğan kapısından başlayan Aslanlı Yol’un iki yanında, Oğuz boylarını simgeleyen 24 aslan heykeli yer alır. Anıtın ana yapısı olan Şeref Salonu’nun zemini ve duvarları renkli mermerlerle kaplıdır; tavanı ise 16. ve 17. yüzyıl halı ve kilim motiflerinden esinlenilerek mozaiklerle süslenmiştir. Kırmızı mermerden yapılmış sembolik lahdin altında, gerçek mezar odası yer almaktadır. Anıtkabir alanında, her biri farklı bir temayı yansıtan on kule bulunmaktadır: İstiklal, Hürriyet, Mehmetçik, Zafer, Barış, 23 Nisan, Mîsâk-ı Millî, İnkılâp, Cumhuriyet ve Müdafaa-i Hukuk. Mîsâk-ı Millî Kulesi’nden girilen müze, 21 Haziran 1960 tarihinde “Anıtkabir Atatürk Müzesi” adıyla açılmış, 26 Ağustos 2020’de “Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi” adını almıştır.

location_on

Çankaya

Tarih & Müzeler

Cumhurbaşkanlığı Atatürk Müze Köşkü

Cumhurbaşkanlığı Çankaya Yerleşkesi’nde bulunan Atatürk Müze Köşkü, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1921-1932 yılları arasında konut ve çalışma mekânı olarak kullandığı yapıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanlığı Konutu olma özelliğine sahip olan bina, 1950 yılında ziyarete açılmış ve o tarihten itibaren Atatürk Müze Köşkü olarak anılmıştır. 2002- 2007 yılları arasında gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla bina ve içindeki tüm nesneler yenilenmiştir. Rehber eşliğinde ziyaret edilen köşkte, Atatürk’ün yaşamı gerçekçi bir biçimde yansıtılarak, ziyaretçilere evde yaşanan bir atmosfer sunulması amaçlanmıştır. Yerleşke içinde ayrıca Atatürk’ün zaman zaman kullandığı bağ evi müze olarak hizmet vermektedir. Kız kardeşi Makbule Hanım için yaptırılan Camlı Köşk de ziyaretçilere açıktır.

location_on

Çankaya

Tarih & Müzeler

Kurtuluş Savaşı Müzesi (I. TBMM Müzesi)

İttihat ve Terakki Fırkası’nın kulüp binası olarak düşünülen I. TBMM binasının projesi, Enver Paşa’nın emriyle Evkaf Mimarı Salim Bey tarafından çizilmiş ve proje yapım işi kolorduda görevli Askerî Mimar Hasip Bey’e verilmiştir. I. Ulusal Mimarlık Dönemi yapılarından olan bina 23 Nisan 1920-15 Ekim 1924 tarihleri arasında TBMM binası olarak kullanılmış, 1957 yılında müzeye dönüştürülmesine karar verilmiştir. Bina 23 Nisan 1961 tarihinde “Türkiye Büyük Millet Meclisi Müzesi” 23 Nisan 1981 tarihinde de “Kurtuluş Savaşı Müzesi” adıyla ziyarete açılmıştır. 2009 yılında, TBMM ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında yapılan protokol çerçevesinde TBMM’ye devredilmiştir. Müze koleksiyonu içerisinde; Atatürk’e ve bazı milletvekillerine ait kişisel eşyalar, etnografik malzemeler, İstiklal Madalyaları, savaş araç-gereçleri, Teşkîlât-ı Esâsiyye Kanunu’na ait taslaklar, telefon ve mors yazıcı gibi iletişim araçları ile yağlıboya tablolar yer almaktadır.

location_on

Altındağ

Tarih & Müzeler

Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi

Türkiye İş Bankasının Ulus’taki üçüncü genel müdürlük binası, erken Cumhuriyet Dönemi’nde yönetim ve finans merkezi olarak planlanan Ulus’un simge yapılarından biridir. Bina, dönemin önde gelen mimarlarından Giulio Mongeri tarafından, Selçuklu ve Osmanlı klasik dönemlerine ait mimari ögelerden esinlenilerek, I. Ulusal Mimarlık Akımı üslubunda tasarlanmıştır. Tarihî binanın bodrum katındaki kiralık kasa bölümü ile giriş ve birinci katlarında özgün biçimde korunmuş özel alanlar ziyarete açılmıştır. Zemin ve birinci katlarda ayrıca bankanın iktisadi bağımsızlık tarihine ışık tutan fotoğraf, belge, obje ve filmlerden oluşan bir koleksiyonu sergilenmektedir. İkinci katta ise bankanın iletişim faaliyetleri ile toplumsal katkılarını anlatan “Türkiye İş Bankası İftiharla Sunar” başlıklı kalıcı bir sergi yer almaktadır. Müze bünyesinde ayrıca bir sanat galerisi ile geçici sergilere ev sahipliği yapan bir sergi salonu da bulunmaktadır. Bu salon, Millî Mücadele’nin 100. yılı kapsamında hazırlanan ve bir ayağı İstanbul’da açılan “İstiklâl” sergisine ev sahipliği yapmaktadır. Müzenin dördüncü katında, İş Bankasının 100. yılı kapsamında açılan Atatürk Kütüphanesi bulunmakta olup, zengin kaynakları ve veri tabanlarıyla öğrenciler, akademisyenler ve araştırmacıların hizmetindedir.

location_on

Altındağ

Tarih & Müzeler

Ankara Resim ve Heykel Müzesi

Müze binası, Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından Namazgâh Tepesi’nde 1927 yılında inşa edilmiştir. I. Ulusal Mimarlık Dönemi(1908–1930)’nin en güzel örneklerinden olan bina, Türk Ocakları Merkez Binası olarak projelendirilmiştir. 1980 yılında restore edilerek hizmete giren müze, kısa zamanda çağdaş müzeciliğin gerektirdiği tüm fonksiyonlara ve hizmetlere sahip bir kurum hâline gelmiştir. Osman Hamdi Bey’in “Silah Taciri”, V. Vereshchagin’in “Timur’un Mezarı Başında”, Fausto Zonaro’nun “Genç Kız Portresi”, Emel Cimcoz Korutürk’ün “Gaziye Şükran” tabloları müzenin ilk yapıtları arasında yer almaktadır. Millî Kütüphane kurucusu Adnan Ötüken’in aldığı tablolardan bir kısmı da restore edilerek müze koleksiyonuna eklenmiştir. Cumhuriyet Dönemi’nde plastik sanatların halk arasında yaygınlaşması ve sanatçıların desteklenmesi amacıyla 1939 yılından itibaren yapılmaya başlanan ve devlet resim ve heykel sergilerine katılan sanatçıların eserlerinin bazıları kurulan seçici kurul tarafından müze koleksiyonuna alınmıştır. Satın alma yoluyla eklenen eserler Türk plastik sanatının geçirdiği evreleri gösterir ve bu alanda çalışan araştırmacıların ihtiyaçlarına cevap verir. Müze bünyesinde güzel sanatlar galerileri, yenileme atölyesi, teşhir salonları, şark salonu, konser ve tiyatro salonu, yönetim birimleri ile depolar yer alır. Sahnesinde orkestra çukuru bulunan salon, operet temsilleri için uygundur.

location_on

Altındağ

Tarih & Müzeler

Ulucanlar Cezaevi Müzesi

Ulucanlar Cezaevi, 1925 yılında kurulmuş olup 2006 yılında mahkûmların Sincan Cezaevi’ne aktarılmasıyla kapatılmıştır. 2011 yılının Haziran ayında ise Altındağ Belediyesi tarafından onarılan bina, müze olarak ziyarete açılmıştır. Ulucanlar Cezaevi’ne girmiş tutuklu ve hükümlülerin ayrıntılı bilgileri, ailelerinden temin edilmiş özel eşyaları ve cezaevindeyken çekilmiş fotoğraflarının sergilendiği mekânlar bulunmaktadır. Ayrıca mahkûmların eğitim gördüğü derslikler ve ürettikleri el işi ürünler de müzede sergilenmektedir.

location_on

Altındağ

Tarih & Müzeler

Ankara Palas

1928’de açılan Ankara Palas, Ulus’taki İkinci Meclis binasının karşısında yer alır ve Cumhuriyet döneminin simge yapılarındandır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Meclis konuşmalarından sonra sıkça bulunduğu bina, 1930’larda milletvekilleri, sanatçılar ve gazetecilerin buluşma noktası olmuştur. Başlangıçta Mebusan Kulübü olarak tasarlanan yapı, Mimar Kemalettin Bey’in projesiyle tamamlanmış ve 1927’de 120 yataklı bir otel olarak hizmete girmiştir. Uzun yıllar yabancı heyetleri ve önemli davetleri ağırlayan Ankara Palas, 1982’de restore edilerek Devlet Konukevi olmuştur. 2018’de Cumhurbaşkanlığı Millî Saraylar İdaresi’ne devredilen yapı, 2024 yılı itibariyle Müze olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır

location_on

Altındağ