Size Özel Keşif Yerleri
İlgi alanlarınıza göre kişiselleştirilmiş Ankara rotanız.
Ankara Roma Tiyatrosu
"1982 yılında keşfedilen Ankara Roma Tiyatrosu’nda kazı çalışmaları 15 Mart 1983 tarihinde başlatılmış ve kurtarma kazıları 1986 yılına kadar sürdürülmüştür. Kazılar, Anadolu Medeniyetleri Müzesi başkanlığında yürütülmüştür. M.S. 2. yüzyılın başlarına tarihlenen tiyatro, klasik Roma tiyatrosu mimarisinin Anadolu’daki tipik örneklerinden biridir. Arkeolojik kazılar sonucunda; tonozlu parados (yan giriş koridorları), taş döşemeli orkestra alanı, seyirci oturma bölümü olan cavea (kavea), sahne binasının (scaenae frons) temel ve duvar kalıntıları ile sahne arkasındaki oda ve servis alanlarının izleri açığa çıkarılmıştır. Bunun yanı sıra çok sayıda heykel, mimari dekor parçaları ve yontu fragmanları da ortaya çıkarılmıştır. Alan; tescilli bir arkeolojik ören yeri olarak korunmakta, belirli dönemlerde gerçekleştirilen çevre düzenlemesi ve koruma odaklı restorasyonlarla kentin kültür rotasına entegre edilmiş tarihî bir açık hava miras alanı olarak ziyaret edilebilmektedir."
Altındağ
Polatlı Belediyesi Tarihî Müzesi
"2014 yılında kurulan Polatlı Belediyesi Tarihî Alanlar Tanıtım Merkezi (POTA), Polatlı’nın ilk özel müzesi olma özelliğini taşır. Ankara–Eskişehir karayolu üzerindeki üç katlı modern binasında hizmet veren merkez, ziyaretçilere Türkiye’nin yakın tarihine kapsamlı bir bakış sunar. Müzede yer alan bilgi panoları ve haritalar, Çanakkale Muharebelerinden Büyük Taarruz’a uzanan süreci kronolojik olarak anlatmaktadır. Sergi alanlarında bulunan camlı bölmelerde ise savaş meydanlarında tespit edilen çeşitli objeler, bağışçıların isimleriyle birlikte sergilenerek tarihle doğrudan bir temas kurma imkânı sağlar. POTA, savaş tarihine ilgi duyan ziyaretçilere hem bilgilendirici hem de etkileyici bir deneyim sunan önemli bir kültür durağıdır."
Polatlı
Etnografya Müzesi
Türkiye’de müze binası olarak yapılan ilk yapıdır. Halktan toplanan eserlerle 18 Temmuz 1930 tarihinde halkın ziyaretine açılmıştır. 1938 yılında Atatürk’ün vefatından sonra, müzenin iç avlusu 15 yıl süreyle Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunun geçici istirahatgâhı olmuştur. Etnografya Müzesi, Anadolu’nun Türkİslam Dönemi’ne ait eserlerin sergilendiği bir müzedir. Salonlarında; giyim-kuşam, işlemeler, takılar, kına gecesi ve damat tıraşı temalı sergilerin yanı sıra hamam kültürüne ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Ayrıca, Anadolu’nun çeşitli yörelerine ait halı ve kilim gibi dokuma örnekleri, maden sanatı ürünleri, bakırcılığa özgü araç ve gereçler, kahve kültürü temalı sergi, kaşıklar, Türk odası ve sünnet törenine dair sergiler de bulunmaktadır. Türk çini, seramik, cam, silah ve yazma eserleri ile levhalar ve Selçuklu ile Osmanlı Dönemlerine ait seçkin ahşap eserler de müzede görülebilir. Bunlara ek olarak, Besim Atalay koleksiyonuna ait eserlerin sergilendiği özel bir teşhir salonu da bulunmaktadır.
Altındağ
Mehmet Akif Ersoy Edebiyat Müze Kütüphanesi
Mehmet Akif Ersoy Edebiyat Müze Kütüphanesi, “Avrupa Birliği Destinasyon Ödülü”ne layık görülen Ankara’nın Hamamönü semtinde, eski Ankara evlerinin mimarisini ve kültürel dokusunu yansıtan iki katlı bir binada hizmet vermektedir. Müzekütüphane, İstiklâl Marşı’nın kabulünün 90. yıl dönümünde, 12 Mart 2011 tarihinde açılmıştır. Kütüphane Mehmed Âkif’e ait şahsi eşyaların sergilendiği bir müze hem de şairin kaleme aldığı eserlerle hakkında yazılmış kitapların bulunduğu bir araştırma ve kültür mekânı olarak tasarlanmıştır. Koleksiyonunda Millî Mücadele ve Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili eserler, Ankara ili ve ilçelerine dair kent kitaplığı, ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı yayınları yer almaktadır. Bunların yanı sıra, imzalı kitaplar, edebiyat alanında ödül kazanmış eserler, Türk edebiyatının farklı dillere çevrilmiş örnekleri, edebiyat kuramı, dil bilgisi ve anlambilim alanlarındaki yayınlar ile çeşitli koleksiyon materyalleri ziyaretçilerin kullanımına açıktır.
Altındağ
Nasuh Paşa Hanı
17. yüzyıl başında sadrazamlık yapmış olan Nasuh Paşa tarafından yaptırılmıştır. Suluhan da denen Nasuh Paşa Hanı’nın vakfiye tarihi miladi 1613’tür (1022). Suluhan klasik Osmanlı şehir içi hanları tarzında yapılmıştır. Kareye yakın dikdörtgen planlı ve iki katlıdır. Sadece güney ve doğu duvarları ayakta duran eserin giriş cephesi sağlam vaziyettedir. Giriş kapısı beşik tonozlu büyük bir eyvan içine alınmıştır. Basık yay kemerli kapı üzerinde iki çatallı bir kılıç resmi ile iki satır hâlindeki kitabesi bulunmaktadır. İç avlu etrafında sıralanan han odaları, birer kapı ve pencere ile iç avluya bakan cephelere açılmaktadır. Han’ın beden duvarlarında genellikle moloz taş kullanılmış, yer yer kesme taş ve tuğla malzemeye de yer verilmiştir. Han’ın giriş kapısı üzerinde üç satırlık Türkçe onarım kitabesine göre, Kaymakam Mehmet Hurşit Bey tarafından 1918-1921 tarihleri arasında onarım gördüğü anlaşılmaktadır. 2009 yılında başlanan onarım çalışmaları 2016’da tamamlanarak Han hizmete açılmıştır.
Beypazarı
Müze Kumbaram
Biriktirmenin zaman içerisindeki dönüşümü, kültürel bir zenginlik olarak değerlendirilmektedir. Geleneksel kumbara kültürü, günümüzde dijital formlara evrilmiş; bu dönüşüm, bireylerin değer biriktirme biçimlerine de yansımıştır. Bu düşünceden hareketle oluşturulan Müze Kumbaram, müzeleri kültürel birikimleri temsil eden birer “kumbara” olarak ele almakta ve her kumbarayı, hayallerde saklı kalan hazineleri görünür kılan bir araca dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Müze, her bireyi kendi kültürel birikimiyle birer kumbara olarak tanımlar ve farklı ziyaretlerde sunduğu özgün deneyimlerle, ziyaretçilerinin “zaman kumbaraları”nı doldurmalarına imkân tanır.
Gölbaşı
MKEK Sanayi ve Teknoloji Müzesi
Makine Kimya Endüstrisi Kurumu Sanayi ve Teknoloji Müzesi, MKEK’in Türkiye sanayi tarihine yaptığı katkıları ve birçok yeni kurumun yanı sıra Türkiye’nin üretim kültürünün oluşumundaki rolünü görünür kılmak amacıyla kurulmuştur. Müze, başta MKEK olmak üzere ülke sanayisine yön vermiş kurum ve kişilere ait eserler ile endüstri ve mühendislikle ilgili eşya ve belgelerin toplanması, korunması, araştırılması ve sergilenmesine ev sahipliği yapmaktadır.
Yenimahalle
Türkpusat Geleneksel Savaş Pusatları Müzesi
Geleneksel silah, teçhizat ve etnografik eserleri tanıtmayı ve bu doğrultuda kültürel Müzesi, 2019 yılında açılmıştır. Müzede, başta okçuluk olmak üzere Türk savaş sanatının inceliklerine dair tarihî, felsefi ve teknik alanlarda bilgi edinmek mümkündür. Bunun yanı sıra, askerî geleneğin arkasında yatan zanaat birikimi ayrıntılarıyla tanıtılmaktadır. Ziyaretçilerinin tarihi yaşamasını, tarihe dokunmasını ve hissetmesini amaçlayan müzede, Türk savaş ve spor tarihinin farklı dönemlerine ait orijinal koleksiyonlar sergilenmektedir. Müzede, çeşit ve dönem açısından en geniş ok ucu koleksiyonu yer almaktadır. Ayrıca, geleneksel Türk okçuluğu atış ve atölye eğitimini kapsayan kültürel etkinliklerden faydalanılabilmektedir.
Altındağ
Jeopark Müzesi
Kızılcahamam Belediyesine bağlı Jeopark Müzesi, jeoçevreyi ve artık yaşamayan canlılarla günümüzde yaşayanlar arasındaki etkileşimi; dijital sergilemeler, filmler, oyunlar, replikalar ve orijinal eserler aracılığıyla ziyaretçilere aktarmaktadır. Müzede, jeolojik zamanın üçüncü evresinde, yani şiddetli volkanik faaliyetlerin yaşandığı dönemde şekillenen Anadolu topraklarına ait 23 milyon yıl öncesine dayanan izler sergilenmektedir. Ayrıca müzede, bölge faunasını yansıtan hayvan modelleri de yer almaktadır.
Kızılcahamam
Hamiye Çolakoğlu Seramik Müzesi
Seramik sanatçısı Hamiye Çolakoğlu’nun anısını yaşatmak amacıyla kurulan müze, sanatçının 2014 yılındaki vefatından sonra faaliyete geçmiştir. Hamiye Çolakoğlu, aynı zamanda Hacettepe Üniversitesi Seramik Bölümünün kurucusudur. Türkiye’de 1.280 °C ve üzerindeki sıcaklıklarda yüksek pişirim seramik eserler üreten ilk kadın sanatçıdır. Mimariyle bütünleşen seramik duvar uygulamaları ve heykelleri, çeşitli kurumların yapılarında yer almakta ve bulundukları mekânların estetik değerini arttırmaktadır.
Çankaya
Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi
Müze, Ankara’yı “bürokrasi ve memur kenti” kimliğinden çıkarıp bir kültür turizmi merkezine dönüştürmeye katkı sağlamayı, tarihî ve kültürel değerleri ortaya koymak amacıyla alan çalışmaları yapmayı, bu çalışmalardan elde edilen verileri müzede uygulanabilir modellere dönüştürerek gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlamaktadır. Müzenin etkinlikleri Ankara’nın ilçe ve köylerinde yapılan araştırmalar sonucu elde edilen verilerin uygulamalı olarak sunulmasından oluşur. Karagöz, orta oyunu, meddah gösterileri, köy seyirlik oyunları ve çocuk oyunları müzenin sergilediği geleneksel oyunlar arasındadır. Ihlamur baskı ve ebru sanatı gibi el sanatları da müzenin etkinlikleri arasında yer alır. Ayrıca, Ankara masalları, türküleri, hikâyeleri, ninnileri, mânileri, geleneksel sohbet toplantıları, temsili kına gecesi, diş hediği ve asker kınası gibi birçok kültürel değer müzede uygulamalı olarak yaşatılmaktadır.
Altındağ
Ankara Roma Tiyatrosu
1982 yılında keşfedilmiş olan Ankara Roma Tiyatrosu’nun, 15 Mart 1983 tarihinde kazı çalışmaları başlatılmıştır. Kurtarma kazıları, Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü tarafından 1986 yılına kadar sürdürülmüştür. M.S. II. yüzyılın başlangıcına tarihlenen tipik bir Roma tiyatrosunun kalıntılarında; Tonozlu parados, döşemeli orkestra, seyirci oturma yerleri kavea ile sahne odasından scene arta kalan temel ve duvarların yanı sıra birçok heykel ve parçaları ortaya çıkarılmıştır.
Altındağ