Size Özel Keşif Yerleri

İlgi alanlarınıza göre kişiselleştirilmiş Ankara rotanız.

Tarih & Müzeler

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, At Pazarı olarak bilinen semtte, Ankara Kalesi’nin güneydoğu dış duvarı yakınında yer alan ve yeni işlev kazandırılarak düzenlenmiş iki Osmanlı yapısından oluşmaktadır. Mahmut Paşa Bedesteni’nin Fatih Sultan Mehmed Dönemi baş vezirlerinden Mahmut Paşa tarafından 1464-1471 yılları arasında yapıldığı tahmin edilmektedir. Kurşunlu Han ise Fatih Sultan Mehmed Dönemi baş vezirlerinden Mehmet Paşa’nın İstanbul’un Üsküdar ilçesindeki imaretine vakıf olarak yaptırılmıştır. 1881 yılındaki yangından sonra terk edilen her iki yapı daha sonra Atatürk’ün isteği ile Anadolu’dan toplanan eserleri sergilemek amacıyla uzun yıllar süren yenileme çalışmaları sonucunda 1921 yılında müzeye dönüştürülmüştür. Bugün, özgün koleksiyonlarıyla dünyanın önde gelen müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesinde Paleolitik Çağ’dan Osmanlı Dönemi’ne kadar uzanan eserler, kronolojik bir düzen içinde sergilenmektedir. Anadolu Medeniyetleri Müzesi 19 Nisan 1997 tarihinde İsviçre’nin Lozan kentinde 68 müze arasından birinci seçilerek “Yılın Müzesi” ünvanını elde etmiştir.

location_on

Altındağ

Tarih & Müzeler

Etnografya Müzesi

Türkiye’de müze binası olarak yapılan ilk yapıdır. Halktan toplanan eserlerle 18 Temmuz 1930 tarihinde halkın ziyaretine açılmıştır. 1938 yılında Atatürk’ün vefatından sonra, müzenin iç avlusu 15 yıl süreyle Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunun geçici istirahatgâhı olmuştur. Etnografya Müzesi, Anadolu’nun Türkİslam Dönemi’ne ait eserlerin sergilendiği bir müzedir. Salonlarında; giyim-kuşam, işlemeler, takılar, kına gecesi ve damat tıraşı temalı sergilerin yanı sıra hamam kültürüne ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Ayrıca, Anadolu’nun çeşitli yörelerine ait halı ve kilim gibi dokuma örnekleri, maden sanatı ürünleri, bakırcılığa özgü araç ve gereçler, kahve kültürü temalı sergi, kaşıklar, Türk odası ve sünnet törenine dair sergiler de bulunmaktadır. Türk çini, seramik, cam, silah ve yazma eserleri ile levhalar ve Selçuklu ile Osmanlı Dönemlerine ait seçkin ahşap eserler de müzede görülebilir. Bunlara ek olarak, Besim Atalay koleksiyonuna ait eserlerin sergilendiği özel bir teşhir salonu da bulunmaktadır.

location_on

Altındağ

Tarih & Müzeler

Roma Hamamı Açık Hava Müzesi ve Ören Yeri

"Roma Hamamı, Ulus Meydanı’ndan Yıldırım Beyazıt Meydanı’na uzanan Çankırı Caddesi üzerinde konumlanmaktadır. Bölge günümüzde, “ören yeri ve açık hava müzesi” niteliğiyle ziyaret edilebilen, Ankara’nın en önemli Roma dönemi arkeolojik alanlarından biri olarak korunmaktadır. Hamam, spor salonu (palaestra/gymnasium) ve hamam yapısı olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Spor salonu, dört yanı revaklarla (sütunlu galerilerle) çevrili, kareye yakın planlı geniş ve anıtsal bir alandan meydana gelmektedir. Soğukluk (frigidarium), ılıklık (tepidarium) ve sıcaklık (caldarium) bölümleri, spor salonuna tek bir kütle hâlinde bütüncül bir bağlantıyla bağlanmıştır. Yapı kompleksi; avlular, ocak ve ısıtma sisteminin merkezi olan külhan (hypocaust/külhan), su depoları, servis alanları ve işlik birimleriyle birlikte planlanarak anıtsal bir kamu yapısı bütününe dönüştürülmüştür. Hamamın günümüze ulaşan ve ziyaretçiler tarafından görülebilen başlıca kalıntıları, alttaki ısıtma katları (hypocaust sistemi) ve servis bölümleridir. Kazılarda ele geçirilen sikkeler, Farsça dâhil farklı dillerdeki yazıt parçaları, kabartmalar ve Korint başlıkları gibi mimari buluntular, hamamın İmparator Caracalla döneminde (MS 211–217) inşa edildiğini göstermektedir. Ayrıca hamamın Bizans İmparatorluğu çağında onarım görerek kullanılmaya devam ettiği de arkeolojik verilerle doğrulanmıştır. 2020 sonrası yapılan koruma ve kısmi restorasyon çalışmaları sayesinde alan, ziyaretçiler için daha güvenli ve okunabilir bir ören yeri deneyimi sunar hâle getirilmiştir. Hamamın spor salonu bölümünde ise Roma devri Ankarası’ndan (Ancyra) toplanmış yazıtların sergilendiği, epigrafik açıdan zengin bir açık hava koleksiyonu günümüzde de görülebilmektedir. Alan, Ulus aksı üzerindeki kültür rotalarının odak noktalarından biridir ve yaya dolaşımına entegre edilmiş durumdadır."

location_on

Altındağ

Tarih & Müzeler

Cumhuriyet Müzesi (II. TBMM Müzesi)

Bina 1923 yılında Mimar Vedat Tek tarafından Cumhuriyet Halk Fırkası toplantı yeri olarak tasarlanmış ve inşa edilmiştir. Ancak, I. TBMM binası yeterli gelmeyince bu binanın işlevi değiştirilerek meclis binası olarak düzenlenmiş ve 18 Ekim 1924 tarihinde II. TBMM binası olarak hizmete açılmıştır. Müzede, 36 yıl boyunca görev yapan ilk üç Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Mustafa İsmet İnönü ve Mahmut Celal Bayar’a ait kişisel eşyaların sergilendiği odalar bulunmaktadır. Yapı, Selçuklu ve Osmanlı bezeme motiflerinin yer aldığı ahşap tavan süslemesi, kemerleri, saçakları ve çinileri ile dönemin mimari özelliklerini yansıtmaktadır. Binanın ön kısmı onarım ve yenilemelerden sonra düzenlenerek 30 Ekim 1981 tarihinde müze olarak ziyarete açılmıştır.

location_on

Altındağ

Tarih & Müzeler

Gökyay Vakfı Satranç Müzesi

Akın Gökyay tarafından 2015 yılında kurulan ve çağdaş satranç takımlarının sergilendiği Gökyay Vakfı Satranç Müzesi Türkiye’nin ilk, dünyanın en büyük satranç müzesidir. Müzede tasarım, çocuk, savaşbarış, ülkeler-medeniyetler olarak 4 ayrı tema altında, 110 ülkeden 706 adet satranç takımı sergilenmektedir. Koleksiyonda Çanakkale Zaferi’nden 11 Eylül Saldırısı’na, Roma-Mısır savaşlarından Napolyon Seferlerine, Hindistan’ın renkli kültüründen Uzak Doğu’nun mistik dünyasına tüm ülkelerin tarihî ve kültürel değerlerinden izlere rastlamak mümkündür.

location_on

Altındağ

Tarih & Müzeler

Tapduk Emre Türbesi

Emrem Sultan köyünde, Yunus Emre’nin mürşidi Tapduk Emre’nin türbesi bulunmaktadır. Türbe kare planlı, kubbeli ve kagir büyük bir yapıdır. Yapımında moloz taşla, tuğla ve devşirme taşlar kullanılmıştır. İçinde Tapduk Emre ve yakınlarına ait olduğu söylenen mezarlar bulunmaktadır. Türbe’nin batısında dikdörtgen planlı, içinde üç mezar olan ve çatılı bir türbe daha bulunmaktadır. Sakarya Irmağı, türbelerin 2 km güneyinden akmaktadır.

location_on

Nallıhan

Tarih & Müzeler

Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi

Millet Kütüphanesi, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde 2015 yılında inşasına başlanmış ve 20 Şubat 2020 tarihinde hizmete açılmıştır. 125.000 m² alanda 5.500 kişilik oturma kapasitesine sahip kütüphane, 134 dilde 5 milyondan fazla basılı eser ile 9 milyondan fazla elektronik kaynağa erişim sunmaktadır. Ayrıca 233 veri tabanı üzerinden 300 milyondan fazla makale, rapor ve yayına ulaşılabilmektedir. 2020 yılından itibaren Devlet Arşivleri’nin dijital koleksiyonlarına da erişim sağlayan kütüphane, içerdiği 141 milyondan fazla kaynağıyla dünyanın önde gelen kütüphaneleri arasındadır.

location_on

Yenimahalle

Tarih & Müzeler

Topçu ve Füze Okulu Sınıf Müzesi

Müze; müze bahçesi, sergi bölümü ve Şeref Salonu olmak üzere üç ana alandan oluşmaktadır. Bahçede, 16. yüzyıldan günümüze uzanan geniş bir koleksiyon ziyaretçileri karşılar. Osmanlı, Türk, Memlük, Rus, Alman, Fransız, Avusturya, Belçika, İsveç ve Amerikan ordularına ait 70’ten fazla top, obüs ve havan burada sergilenmektedir. Farklı dönem ve orduların kullandığı demir, dövme demir, tunç ve çelik malzemeler, askeri teknolojinin tarihsel gelişimini gözler önüne serer. Müzenin iç bölümlerinde ise topçu sınıfının geçmişte kullandığı üniformalar, silahlar, ölçüm ve haritacılık ekipmanları yer alır. 15. ve 19. yüzyıllara ait kesici ve delici savaş aletleri, kılıçlar, kamalar, zırhlar ve başlıklar koleksiyonu zenginleştirir. Ayrıca Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dönemlerinden kalma Osmanlı ve Yunan haritaları ile muharebe planları, tarih meraklılarına detaylı bir bakış sunar. Müze; askeri mirasa, savaş teknolojisinin evrimine ve tarihsel belgelerin önemine ilgi duyan ziyaretçiler için kapsamlı bir keşif alanı oluşturur.

location_on

Polatlı

Tarih & Müzeler

Ankara Evleri

Kentin eski yerleşim bölgelerinde, özellikle de iç kale kısmında görülen konutlara Ankara evleri denmektedir. Sayılı örnekleri 17., 18. ve 19. yüzyıllardan kalmış olan Ankara evleri daha çok ahşap ve kerpiçle yapılmış, çoğunlukla iki katlı yapılardır. Alt avlusunda hizmetlilerin odaları, birinci katta ev sahibinin oturduğu odalar bulunur. Genellikle evin dışında ve bir yanı açık merdivenden, “seyregâh” ya da “seyrengâh” olarak adlandırılan sütunlu, dört bir yanı açık, üstü kapalı bir taraçaya çıkılır. Odalar sokağa seyregâh ve pencerelerle açılırlar. Konuk, toplantı ve yatak odaları ikinci katta yer alır. Evlerin tavanlarında, tavan göbeklerinde, kapılarda ve diğer bölümlerinde geometrik, rumi ve hatai motifli süslemeler görülür. Günümüzde bazı evler turistik amaçlı olarak kullanılmaktadır. Ankara evi örnekleri yoğun olarak Altındağ ilçesi Hamamönü semtinde bulunmaktadır. Ayaş, Nallıhan, Güdül ve Beypazarı’nda da geleneksel evler bulunmaktadır. Ayaş’ta, vadi tabanındaki çarşı alanının çevresinde ve kuzeyde vadi yamaçlarında organik bir dokuda yoğunlaşan Ayaş evleri mimari özellikleri açısından geleneksel Türk evlerinin tipik özelliklerini taşır. Genellikle iki katlı ve yarı kâgir, yarı ahşap olan evlerin zemin katında ahır, kiler ve büyük evlerde hizmetkâr odası gibi mekânlar bulunur. Asıl yaşama alanı olan üst katlarda sofa etrafına konumlanan iki veya üç odanın yanı sıra mutfak ve tuvalet-banyo gibi mekânlar bulunmaktadır. Bütün mekânların üstü ahşap tavanla örtülüdür. Dış cephede, cumba adı verilen çıkmalar ve ahşap kafesli pencereler görülür. Güdül ilçesinin kent merkezinde belirlenen kentsel sit alanında günümüze kadar ayakta kalabilen tarihî evler geleneksel Türk evlerinin özelliklerini taşımaktadır. Beypazarı ilçesinin dik yamaçlar ve vadilere kurulmuş olan eski kesimi, çarşı ve geleneksel konutlardan oluşan karakteristik dokusuyla, doğal peyzaj özellikleriyle tarihî ve görsel zenginliği olan bir yerleşim alanıdır. Beypazarı’nda 100 yıllık geçmişi olan evler, Osmanlı ve geleneksel Türk evlerinin tipik özelliklerini taşır. Cumbalı veya üstünde “kuşkana” olarak adlandırılan bir çatı katı olan iki veya üç katlı yapılardır. Temel duvarları taş, üst kısımları ahşaptan yapılmış olup, dıştan sıvalı evler kiremit çatıyla kapatılmıştır. Yapıların zemin katı hizmetkâr bölümü, kiler gibi mekânlardan oluşur. Üst katlarda dikdörtgen veya kare planlı sofa etrafında odalar, mutfak ve banyo yer alır.

location_on

Altındağ

Tarih & Müzeler

Türkiye Millî Botanik Bahçesi Tarım ve Biyoçeşitlilik Müzesi

Türkiye Millî Botanik Bahçesi Tarım ve Biyoçeşitlilik Müzesi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan ziraat eğitimi mirasını ve Türkiye’nin zengin flora-fauna çeşitliliğini ziyaretçilerle buluşturan özel bir müzedir. Türkiye Millî Botanik Bahçesinin girişimleriyle toplanan koleksiyon, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde kurulan bu müzede bilimsel ve kültürel birikimle sunulmaktadır. Müze; Göbeklitepe’den günümüze uzanan tarım tarihi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ziraat eğitimi ve ülkemizin biyoçeşitliliğini ana tema olarak işlemektedir. Süreli Sergi Bölümü, Daimî Sergi Bölümü ve Atölye-Depo alanı olmak üzere üç ana bölümden oluşan yapı, bilimsel içeriğin yanı sıra estetik ve deneyim odaklı sergileme anlayışıyla da dikkat çekmektedir. Tarım ve Biyoçeşitlilik Müzesi, geçmişten geleceğe tarım ve doğa bilincini taşıyan özgün bir öğrenme ve keşif alanıdır.

location_on

Çankaya

Tarih & Müzeler

TRT Yayıncılık Tarihi Müzesi

Yayıncılığın temel unsurlarının anlatıldığı çeşitli eğitim ve tanıtım filmleri ile müze bünyesindeki araştırma kütüphanesi, müzenin yalnızca ziyaret amaçlı değil, aynı zamanda öğrenme imkânı sunan çok yönlü bir mekân olduğunu göstermektedir. Müze, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlük yerleşkesi içerisinde bulunmaktadır.

location_on

Çankaya

Tarih & Müzeler

Nasuh Paşa Cami

Kuzeyden güneye doğru eğimli arazi üzerinde yer alan Cami, giriş kapısı üzerindeki kitabeye göre 1685 M. (1096 H.) yılında inşa edilmiştir. Bazı kaynaklarda bu kitabenin onarım kitabesi olduğu ve caminin Sadrazam Nasuh Paşa tarafından 1613 yılında tamamlanan Suluhan’la beraber inşa edildiğinden bahsedilmektedir. Kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Üç gözlü son cemaat yeri kubbelerle örtülüdür. Harimin üzeri sekizgen bir kasnak üzerine oturan yaklaşık 12 m. çapındaki kubbe ile örtülüdür. Kuzeybatı köşede tek şerefeli minare yükselmektedir. Mihrap alçı kalıplama tekniği ile yapılmış, Rumi süslemeli bordürler, gülbezek ve çarkıfelek motifli kabartmalarla bezenmiştir. Taç kısmı palmet dizisi şeklinde oluşturulmuştur. Restorasyonu 2008 yılında yapılmıştır.

location_on

Nallıhan